22 Ocak 2017 Pazar

ALIYA 'YI VE BOSNA'YI ANLAMAK

    Bosna 'yı merakım bir dizi ile olmuştu. Izlediğim ve merakla beklediğim dizi sayısı bir elin parmaklarını geçmezken bu diziye bağlanmıştım.Dizinin adı MAVİ KELEBEKLER idi . Mavi Kelebekler Bosna da yaşanan insanlık suçlarını bir bir anlatırken dönemin başkanı Aliya Izzetbegoviç ' i ve Bosna yı merak etmeye başlamıştım.Hala internet , dergi ve kitap araştırmaları ile merakımı gidermeye çalışıyorum.Bu konuda en son yaptığım şey bir kitap edinmekti.


  KONUŞMALAR adlı kitap Aliya İzzetbegoviç'in konuşmaları ve röportajlarından oluşturulmuş. Savaş dönemine ait sayısal verileri (örneğin 600.000 insanın evsiz kalması ve 800 cami nin yakılması gibi ) , işlenen insanlık suçlarını, ülkelerin soykırım çalışmasına bakış açılarını bulabileceğiniz bu kitapta , Aliya ' yı ve Bosna 'yı tanımak adına hatırı sayılır bir yol katedebilirsiniz.











Yazıya kitabın arka kapağından bir parça ile
son vermek istiyorum :
  "Kitabı okurken bir düşünür , bir lider
ve daha daha. önemlisi bir insan olarak
Aliya 'ya dokunduğunuzu hissedeceksiniz."









19 Mart 2016 Cumartesi

İSTANBUL...


Bir , iki , üç 
Bitmiyor ve  bitmeyecek gibi.
Bir yandan her gün korkuyla yaşamaya çalışmak , yanı başımda atılan füzelerin sesini duymak , kapalı olan yollar nedeniyle burada sıkışıp kalmak , Kendini iyice göstermeye başlayan sorunlar ki ilki sanırım gıdasız kalmamız,
Diğer yandan güzel ülkemin taa diğer ucundan gelen acı haberler.
Televizyonda izlerken bir an unuttum arkamdaki top tüfek seslerini ve içim kan ağladı kilometrelerce uzağımdaki canım İstanbul' a ,
Öncesinde Ankara ' ya  ,
Acaba yarın nereye belli değil.
İnşallah bu son olur .
İnşallah uyandığımızda bunu yapanlar yok olur.
İnşallah Allah 'ın sonsuz rahmeti tecelli eder ve bu durumdan kurtuluruz.
Diyecek söz kalmadı....

7 Mart 2016 Pazartesi

CEMİL MERİÇ OKUMALARI 2

     

      Uzun bir aradan sonra bloguma kavuşmuş olmanın mutluluğuyla merhabaaaaa :)
      İnternet arızası yüzünden günlerdir ayrı kaldığım bloguma kavuştum ve pek sevdiğim Cemil Meriç okumalarımın 2. sini yazmaya karar verdim.     Birinci için buraya göz atabilirsiniz :)

      Alıntım şöyle '' Oscar Wilde , şu yedi yaşındaki çocuğa bakın der , ne kadar cici . Sonra şu haytaya bakın , yirmi yaşında , nobran , edepsiz , lanet . On iki sene evvel  o da bir çiçek kadar  , bir kuş kadar sevimliydi , o yavrucuğu bu hale getiren cemiyetimizin terbiyesi .
(JURNAL 1 - SAYFA 222 )

  Bunu sık sık düşünür oldum bu sıralar. Oscar Wilde ' ın yedi yaşındaki cici çocuğu yirmi yaşında edepsiz ve nobran . Sebebi ise toplumsal . Peki bizlerin kabalığa , doyumsuzluğa , samimiyetsizliğe daha erken yaşta başlayan yavrularının bu hale gelmesine sebep ne dersiniz ? 
-Televizyon , evet
-İnternet , evet 
-Aile içi tutum ve davranışlar , belki
-Okul ve eğitim sistemi , galiba 
Bu liste ve verilen cevaplar uzayıp giderken çözüm önerilerine ve çözüm girişimlerine acilen ihtiyacımız olduğunu hepimiz fark edebiliriz. Bize düşen elimizi taşın altına koymak ,bir yerden başlamak . Yapamaz mıyız ? Yapacak güce de inanca da sahibiz . Başaramaz mıyız? Başaracak imkana da sahibiz. Etkili olamaz mıyız ? Akıl mevzu bahis ise elbette etkili olabiliriz. Durmayalım o vakit . Ben , biz , sen , siz . Geç olmadam başlayalım . 

28 Şubat 2016 Pazar

İYİLEŞİR İYİLEŞMEZ BOYAMA :D


  
    Bir haftadır yirmilik dişlerimin ağrısıyla baş etmeye çalışıyordum ki sonunda çektirdim ve kurtuldum. Uykusuz geçen geceler ve ardından uyumadan günü tamamlama çabalarım tam bir felaketti !! Bu esnada anlatılmayı bekleyen konular , çözdürülememiş testler , yapılmayı bekleyen rutin ev işleri ve tabi ki bakılamamış bir blog beni bekliyordu. Diş ağrımın başladığı gün elektriklerin gitmesini fırsat bilip mum ışığında - romantik romantik :) - boyama yapıp fotoğraflarını çekmiştim. Yayınlamak bu güne kısmet oldu.
İlk zamanlar işe yaramaz bulduğumu itiraf etmeliyim bu kitapları  . Boyaya kaleme merakımı bilen kardeşimin doğum günümde almasıyla bir deneyeyim demiştim . İyi ki denemişim . Gerçek anlamda
terapi :) Kısa süreliğine de olsa sadece renkleri düşünmek beni inanılmaz rahatlatıyor.  
   Keçeli boya ya da kuru boya tercih ediyorum boyamalarımda.Farklı önerilere de açığım bu arada :) Keçeli kalemlerde iz kalma , kuru boyalarda da soluk kalma durumları olsa da geliştireceğime inancım sonsuz :)  Şimdi yazımı yayınlayıp bir deneme daha yapacağım hatta :)
  Hafta sonunun  şu son demlerinde tek dileğim ; sendromsuz ,  boyalar gibi renkli , desenler gibi çiçekli böcekli bir pazartesi geçirmeniz :) : ) :D

19 Şubat 2016 Cuma

''BİR ADAM GİRDİ ŞEHRE KOŞARAK '' KİTAP OKUMALARI



     ''Biz her şeye , esirgeyen ve bağışlayan , çokça esirgeyen ve çokça bağışlayan , hep esirgeyen ve hep bağışlayan Rabbin adıyla başlayan adamlarız Anna . ''
diye başlıyor ve
       İnsaf et Anna !
diye devam ediyor.

      Kitabı açar açmaz vuruluyorsunuz ve bir solukta okuyorsunuz kitabı.
      Sonra ekliyor  ''Her insanın ömrü boyunca ezberinde tutacağı bir yağmur olmalı.''
      Gazze ' den bahsederken boğazınızda bir şeyler düğümleniyor ve tamamlıyor ' Bizi kendimize bırakma Rabbimiz!


      BİR ADAM GİRDİ ŞEHRE KOŞARAK ve Tarık Tufan' ın yerinin bende ayrı ve hatta apayrı olduğunu umarım anlatabilmişimdir. Hala okumayan kaldıysa şiddetle tavsiye edilir.Zamanınız varsa bir kitapçıya ( tercihen sahafa ) uğramalısınız. Zamanınız yoksa bi tıkla kapınıza isteyebilirsiniz.Şimdiden keyifli pekkk keyifli okumalar efendim :)


18 Şubat 2016 Perşembe

MİM Mİ VARMIŞ A DOSTLAR :)


    Minikare heyecanlı heyecanlı mim varmış deyince bir de davet edince dayanamadım gecikmeli de olsa yazmalıyım dedim  . Dedim ama gel gör ki sorulara bakınca ne cevap vereceğimi bilemedim :) Bismillah deyip başlayayım bakalım  ilk mimimde neler olacak :)

  1) Gitmek istediğiniz hayali bir dünya ver mı ? Varsa neresi olsun isterdiniz?
  
   Bu soruda takılmadan ilk aklıma geleni söylemek istiyorum. Şemdinli ' de yaşamaya çalışan ve zamanın dolması için dualar eden biri olarak anneciğimin yanımda olacağı her yer bana hayali dünya. Yanına gittikten sonra başka türlü hayali dünya daha düşünebilirim daha karar veremedim :) :)


  2)Sevdiğiniz filmde yada dizide hangi karakter  olmak isterdiniz ?



 Dizi izleme işini hiç sevmezdim ta ki Kore dizileri ile tanışana kadar . Her izlediğim dizide o karakterlerin yerinde olmak istiyorum . İzlerken bolca ayyyyyyy , yaaaaaaaaaa , bendee dediğim de doğrudur :) :)  Shin Min Ah ' lı Gumiho olabilir mesela ama kıskanmıyorum onu yani . cıkk hiiççç :D  



3) Gerçek hayatta başka biri olarak doğma şansınız olsaydı , kendiniz dışında kim olarak ve nerede doğmak isterdiniz?
   














Yazma yeteneğine hayran olduğum Cemil Meriç olup hayallerini süsleyen ve kör olduktan sonra gidebildiği Paris' e  , Cemil Meriç olarak gitmek isterdim .Tabi ki sağlıklıyken.

    

 Sezai Karakoç ' un Mona Roza ' sı da olabilirdim mesela . Adıma şiirler yazılsa hiç fena olmazdı :)  Okumayan kalmamıştır ama bir daha okunur diyenlere şiirin tamamı için tık tıkk  :)









Benim cevaplarım da bunlar. Çok neşeli değilmiş hayallerim aslında şimdi fark ettim ve  pek bir işe yaradı bu mim . Acilen hayal kurmak için zaman ayırmalıyım kendime   :)

ÇİÇEKLERİN AŞKINA




         Çiçekleri  çoktur buranın.Kırmızısı , moru , pembesi , mavisi , beyazı ...
         Ters lalesi , papatyası, nergisi ...
         Gül desen onlarca çeşit . Bu arada gülü tek geçenlerdenim ben . Kırmızı oldu mu hele koklar koklar , kokusuyla mest olurum. 
         Burası neresi onu da söyleyeyim unutmadan:
         HAKKARİ İLİ ŞEMDİNLİ İLÇESİ DERECİK BELDESİ
         Bizlerin deyimi ile zorunlu hizmetin tek adresi :D
        

         Mart olmadan yaz gelir . Başlar allı morlu çiçekler gelmeye. 
         Bide öğretmen olunca her güne çiçek kokularıyla başlamak farzdır bizde .
         Her ne kadar çiçek dalında güzel desek bile öğrenciler koparır dalından bizde içten içe  mutlu olmak kalır.  :) :)

         Mutluluk paylaşıldıkça güzel dedim  ve başladım yazmaya. 



         Okuduysanız gönlümden kopan klavyeye düşen şu satırları ve baktıysanız fotoğraflara o zaman çiçeklerimin miss  kokusu evlerinize dolsun , gönülleriniz gonca güllerle huzur bulsun :)